Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12150 E. 2024/8147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12150
- Karar No
- 2024/8147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Ceza Genel Kurulunun 2020/358 Esas, 2021/462 Karar sayılı ve 12.10.2021 tarihli ilâmında da “Görüldüğü üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 4. ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin (6). fıkralarında muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin özel düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre, "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Bunun sonucu olarak elektronik tebligatta tebellüğ tarihi elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmayıp, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olmaktadır.” şeklinde belirtildiği üzere kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği tarihin evrakın otomatik olarak okundu sayıldığı 25.12.2021 tarihi olduğu ve bu cihetle sanık müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, beraat eden sanığın kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeple sınırlı olarak yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekâlet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 8.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.