Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11513 E. 2024/21579 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11513
Karar No
2024/21579
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/560 E., 2004/458 K. ŞİKÂYETÇİ : Ayşen Bardakçı SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Sanığın 07.02.2023 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hâle getirme isteminde bulunduğu, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu ve sanığın yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça belirtilmemesi suretiyle yanıltmaya neden olunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, gündüz vakti şikâyetçinin park hâlindeki aracının kapısını zorlayarak araç içerisinden eşya çalan kimliği tespit edilemeyen iki arkadaşına gözcülük yapması şeklindeki eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/4, 65/3, 522. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre anılan suçun aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 5 yıl ve 7 yıl 6 aylık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; yine sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesinin gerektirdiği cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddeleri uyarınca 8 yıl ve 12 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu; zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olduğu, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin sanık yararına olması ve 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.11.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/11513, K. 2024/21579, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-11513-e-2024-21579-k-3abd697edc06