Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/630 E. 2025/3443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/630
- Karar No
- 2025/3443
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/659 E., 2019/2206 K. SUÇLAR : Hırsızlık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması SUÇLARIN TARİHİ : 08.11.2016, 11.09.2016, 12.09.2016 HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanığın hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından beraatine karar verildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın hırsızlık suçundan 142/2-h, 145, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 245/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin atfı cürüm olduğu, mahkûmiyet kararı verilmemesi gerektiği, sanığın suçları işlediğine dair şüphenin olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin ise zincirleme suç hükümleri uygulanmadan ayrı ayrı suç oluştuğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın 08.11.2016 tarihinde katılanın iş yerinde çalışırken katılanın cüzdanından bankamatik kartını alıp rızası ve bilgisi dışında alıp 3 kez ayrı ayrı zamanlarda toplam 6.000,00 TL çektiği kabul edilmesine rağmen bu olaya ilişkin banka yazısının olmadığı anlaşılmakla; söz konusu paranın ne zaman, nasıl, nereden ve ne şekilde çekildiğine ilişkin müzekkere yazılarak ve varsa kamera görüntülerinin istenmeden, yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Sanığın katılanın bankamatik kartını çalması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesinin uygulanamayacak olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.