Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5407 E. 2025/5390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5407
- Karar No
- 2025/5390
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3545 E., 2020/1355 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanık hakkında katılan ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve katılanlar ..., ... ve ...'e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından; sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d. maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin, atılı suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanığın suç işlediğine dair soyut beyan dışında somut delil bulunmadığına, somut olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ile takdirî indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Katılan ...'a ait iş yerine pencere camı kırılmak suretiyle girildikten sonra iş yeri içerisindeki çelik kasadan bilezik ile kamera kayıt cihazının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; suça konu çelik kasa üzerinde anahtarın takılı vaziyette olduğuna ve kasa üzerinde zorlama izi ya da hasar bulunmadığına dair Görgü Tespit Tutanağı ile katılanın kasa anahtarının çekmeceden alındığını düşündüğüne dair ifadesi birarada değerlendirildiğinde; katılana yönelik hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, 2. Tanık ... Kermen ile katılanların beyanlarına göre; eylemin olay günü saat 01:00 ile 01:10 saatleri arasında gerçekleştirildiği, UYAP kayıtlarına göre, suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin saat 21:06'da başlayıp saat 04:10'da sona erdiği ve bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının
5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.