Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5229 E. 2024/15625 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5229
Karar No
2024/15625
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2905 E., 2020/546 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, mühürsüz tesisatın her zaman sanığın müdahalesine açık olduğu ve kurum zararını gidermediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında abone müracaatı olmadan sayaçlı şekilde kaçak su tutanağı kullandığından bahisle tutanak tutulan olayda keşifte hazır bulunan bilirkişinin dosyaya ibraz ettiği raporunda "saatten önce bir boru(da) sayaçtan geçmemek şartıyla bağlantı yapıldığı, bu hazırlanan boru düzeneğine yakın mesafede su tankeri olduğu, tankere dolum yapılarak su kullanıldığının görüldüğü" ve raporun ileriki kısmında "vatandaş direk kaçak kullanmayıp kendisi tarafından alınan bir su sayacı taktığı anlaşılmıştır. Kaçak kullanım yaptığı su miktarı kaçak takmış olduğu su saatinin üzerinde yazmaktadır." şeklinde görüş bildirildiği, raporun sonuç kısmında tüketilen suyun sayaçtan geçip geçmediği hususunda çelişkinin mevcut olduğu, dolayısıyla gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılarak ve dosyanın bilirkişiye tevdii ile öncelikle kullanılan suyun sayaçtan geçip geçmediği, eğer geçiyorsa sayaçta tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek nitelikte tüketim mevcut olup olmadığı ve besihanede kurulu güce göre endeks değerinin uyumlu olup olmadığının tespitinin gerektiği, kullanılan suyun sayaçtan geçmesi ve endeks değeri ile tüketimin uyumlu olması durumuda sanığın karşılıksız yararlanma kastı bulunmayacağından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekeceği ancak tüketilen suyun sayaçtan geçmediği veya sayaçta müdahale bulunması ya da sayaçtan geçen su miktarının suça konu besihanede kullanılması gereken miktara göre uyumlu olmadığının tespiti halinde yani sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin tespit edilmesi durumunda; 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması nazara alınarak belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayini gerekirken yazılı karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/5229, K. 2024/15625, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-5229-e-2024-15625-k-11d49caed386