Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4905 E. 2025/4561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4905
Karar No
2025/4561
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1986 E., 2020/1056 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I.Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/1986 Esas, 2020/1056 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e , 143 , ve 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği , hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, masumiyet karinesi zedelenerek ve yeterli delil olmadan hüküm kurulduğuna, sanığın benzer suçlardan bulunan sabıkasının ceza tayininde kıstas olarak kabul edildiğine, sanığın, aracının bagajında bulunan mazotu aldığını beyan ettiği ... ... isimli şahsın tespit edilerek beyanının alınmadığına; sanığın temyiz isteminin, katılanın tırlarından mazot çalmadığına, atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2017 tarih ve 2017/74 Esas , 2017/272 Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan Çaycuma 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarih ve 2015/48 Esas, 2015/640 Karar sayılı ilâmına konu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde yazılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve bu suçtan uyarlama yargılaması yapılarak 24.02.2020 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma sebebiyle düşürülmesine karar verildiği, bu sebeple bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilâmın bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümden ikinci kez tekerrür uygulanmasına ilişkin olan kısmın çıkartılması ile yerine “ İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2017 tarih ve 2017/74 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmında TCK'nın 204/1 ve 43.maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi uyarınca birinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, aynı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince hapis cezalarının mükerrirlere göre infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,” cümlesi eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4905, K. 2025/4561, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-4905-e-2025-4561-k-8f87d88a4f65