Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4736 E. 2025/2703 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4736
- Karar No
- 2025/2703
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2645 E., 2019/2542 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'in temyiz isteminin, diğer sanıkların kendisini evine bıraktıkları için parmak izinin çıktığına, diğer sanıkların hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğine, sanık ...'ün temyiz isteminin, aracın bilgisi dışında kullanıldığına, aracın kendisine ait olması nedeniyle parmak izinin çıkmasının doğal olduğuna, tanık bekçinin kendisini görmediğine, hırsızlık eylemini yaptığına dair kamera kaydı olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesindeki artırım oranının "Üçte birine kadar" yerine "Yarı oranında" şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanıklar hakkında belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.