Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4639 E. 2025/3417 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4639
- Karar No
- 2025/3417
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/38 E., 2020/115 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.01.2020 tarihli ve 2020/38 Esas, 2020/115 Karar sayılı ek kararı ile reddine karar verildiği ve sanık müdafiine tebliğ edilen ek karar ile sanıklar ... ve ... hakkında istinaf incelemesi sonucu kurulan hükümlerin temyiz edilmediği belirlenerek; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın samimi beyanları dikkate alındığında teşdiden ceza verilmesinin yerinde olmadığına, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, şikâyetçinin beyanı alınmadan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında; kendisine ait iş yerinden çalınan tütün ve makaronlar nedeniyle toplam 45.000,00 TL zararının bulunduğunu ifade ettiği ve dosya içerisinde aslı bulunan 25.11.2019 tarihli dekont ile belirlendiği üzere sanık ...'ın şikâyetçi adına 2.000,00 TL ödeme yapması nedeniyle zararın kovuşturma aşamasında kısmen giderildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın gerçekleştirmiş olduğu tazminin kısmî iade hükmünde olduğu dikkate alınarak; şikâyetçiden kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b. maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığında belirtilmesi gereken mahkeme başkanı ve üyelerinin ad ve soyadlarının yazılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.