Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4379 E. 2025/1635 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4379
- Karar No
- 2025/1635
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2384 E., 2020/749 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda gösterme zorundadır.Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında mahkûmiyete ilişkin haksız yasaya ve usule aykırı olarak bir karar verildiği, sanığın atılı suçu işleme kastı olmadığı, sanığın atılı suçu işlememiş olduğu dosyada bulunan mağdur beyanından da anlaşılacağı, karar gerekçesinde CD görüntülerinden bahsedilmekle hiçbir CD görüntüsünde sanık ...'ın varlığından bahsedilmediği, atılı suçu sanık ...'ın işlediğine dair ne bir görüntü ne bir tanık ne de başka bir somut delil bulunmadığı mağdurun dahi sanığın atılı suçu işlemediğini ifade ettiğine ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın isnad edilen suçu işleğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle olayın ispatlanması gerektiğinin, sadece sanığın ikrarına ve müştekinin beyanına dayalı olarak ceza verilmesi doğru olmadğını, suçun işlendiğinin şüpheden uzak, net bir şekilde ispatlanması gerekmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesindeki değişiklik ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve ilamın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.