Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4367 E. 2025/4990 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4367
- Karar No
- 2025/4990
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3330 E., 2019/3016 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılıp ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılan vekili ile sanığın eşinin boşanma davasındaki avukatının aynı olmasının sanığa kurgulanan bir oyun olduğunu gösterdiğine, sanığın eşi olan ...’ın poliste verdiği ifadesinde olayı öğrendikten sonra evi aradığını ve bir şey bulamadığını belirtmesine rağmen bu eşyaların sonradan sanığın evi terk ettiği bir günde polis tarafından yapılan basit bir aramada evde bulunmasının manidar olduğuna, baskılara dayanamayan sanığın katılanın gönderdği mesaja “adresini yolla” diye cevap vermek zorunda kaldığına, Mahkemece varsayımlar üzerine hüküm kurulduğuna, çelişkilerin giderilmediğine, indirim sebeplerinin uygulanmadığına, sanığın beraatine karar verilmesini talep ettiklerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Oluşa ve dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.