Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/3417 E. 2024/10940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3417
- Karar No
- 2024/10940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/511 E., 2015/419 K. SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzelterek onama, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1. Suçtan zarar gören ... vekilinin, sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının atılı suçlar bakımından doğrudan zarar görmediğinin anlaşılması karşısında, temyize hak ve yetkisi olmayan suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne karşı suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ederek katılma iradelerini açıkça ortaya koydukları anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. madde ve fıkrası uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Olay tarihinde kolluk görevlilerinin yaptıkları trafik denetiminde sanık ...'ın aracını durdurdukları, evraklarını kontrol etmek ve alkol tespiti yapmak istemeleri üzerine sanık ...'nın polis aracının camına zarar verdiği iddiası ile açılan davada, sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a maddelerinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 09.07.2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 3. Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/11-1322 E. - 2013/421 K. sayılı ve 22.10.2013 tarihli kararında açıklandığı gibi, hükmün yalnız sanık ya da müdafii tarafından vekâlet ücretine hükmedilmediğinden bahisle temyiz edilmesi durumunda, temyiz incelemesi de yalnızca vekâlet ücreti ile sınırlı olarak yapılacağından, sanık müdafiinin “vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” ilişkin talebi ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanık ...'e ödenmesine” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.