Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/2956 E. 2025/438 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2956
- Karar No
- 2025/438
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/507 E., 2012/1298 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, ceza davalarında temyiz harcı alınmasına ilişkin kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi karşısında, temyiz yolunun “ temyiz harcı yatırmak şartıyla” açık olduğu yazılması nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hâle getirme nedeninin oluştuğu, bu nedenle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, sanığın 27.12.2021 tarihli dilekçesinin eski hâle getirme yoluyla süresinde yapılmış temyiz başvurusu olarak kabulüne;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötüniyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Sanığın suça konu aküleri sattığı işyerini göstermesi üzerine, işyerinin sahibi olan ve hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan mahkûmiyet kararı verilen Reşit Kaşar'ın mağdura ait aküleri polise teslim etmesiyle iadenin sağlandığı olayda, sanığın satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaatin kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilip edilmediği, edilmiş ise teslim tarihinin araştırılarak giderim ya da teslim gerçekleşmemişse sanığa bunun için süre verilerek ve yine mağdura iadesi sağlanan suç konusu eşyalarda hasar olup olmadığı araştırılarak tüm bu hususların sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekirken sanığın yer göstermesi ile zararı giderdiği kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesiyle uygulama yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143, 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 10 gün hapis cezasından, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında 7 ay 23 gün yerine hesap hatası sonucu 7 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143,168/1. maddeleri gereğince belirlenen 9 ay 10 gün hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 7 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.