Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/215 E. 2025/3959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/215
- Karar No
- 2025/3959
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1084 E., 2018/1355 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama I. Sanıklar hakkında mala zarar verme suçu için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2. maddesinin (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin işlenen suçla bir ilgisi olmadığına, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, IV. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin işlenen suçla bir ilgisi olmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ise sanığın mükerrir olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Tekerrür uygulamasına esas alınan Kandıra Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/16 Esas ve 2009/385 Karar sayılı ilâmında sanığın suçu 18 yaşından küçük iken işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesi gereğince bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı ve adlî sicil kaydında başkaca tekerrrüre esas alınabilecek bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacak olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği hüküm fıkrasından; "5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına" ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, V. Sanıklar ... ve ... haklarında hırsızlık suçu için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıkların temyiz istemlerinin işlenen suçla ilgisi olmadıklarına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanıkların atılı suçu kabul etmemesi, olayın oluşuna ilişkin görgüye dayalı bir tanık anlatımının olmayışı, olay yerinde sanıklara ait maddi bir delilin ve diğer sanıkların bu sanıkların olay yerinde olduğuna dair bir anlatımlarının bulunmayışı, olay yerindeki görüntülerle ilgili bir bilirkişi raporunun alınmamış olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların teşhise elverişli resimleri ile görüntüler üzerinde netleştirme tekniği de kullanılmak suretiyle kamera görüntülerindeki kişilerin sanıklar olup olmadığının tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı kriminal laboratuvarından rapor alınması, 2. Sanıkların suç tarihinde kullandıkları telefon numaraları tespit edilerek, bu numaraların suç yeri civarından sinyal alıp almadığı hususu araştırılarak, yaptıkları görüşmeler ve kullanılan baz istasyonu belirlenmek suretiyle suç tarih ve saatinde olay yerinde olup olmadıkları denetime elverişli şekilde tespit edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması, 3. Teşhiste bulunan muhtarında dinlenmesinin gerektiği; Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren Kandıra Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.