Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/16251 E. 2024/14629 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16251
- Karar No
- 2024/14629
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/195 E., 2022/427 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/195 Esas, 2022/427 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerine gelince; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 11.01.2022 tarihli Dairemizin bozma ilâmı öncesi, 09.02.2016 tarihli kararda sanığın sonuç ceza olarak 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında bozma sonrası hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve uygulama maddesi olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin kararda gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından "...kazanılmış hak gözetilerek neticeten sanığın 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının, 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası üzerinden infazına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.