Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1574 E. 2025/3779 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1574
- Karar No
- 2025/3779
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2930 E., 2019/42 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanığın temyiz istemi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, 20.06.2019 tarihli ek karar ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan verilen istinaf talebinin esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a-son maddesi gereğince kesin olması nedeniyle sanığın temyiz isteminin reddine karar verdiği ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın sanığa usûlüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "kendisinin katılanın haberi olmaksızın katılana ait kartla para çekmesi gibi bir durumunun söz konusu olamayacağına, katılanın zaman zaman hastalığı nedeni ile aklî melekelerini yitirdiğini, bu nedenle kendisine böyle bir isnatta bulunduğuna, CD görüntülerinde, havanın karanlık olup, parayı çeken kişinin çarşaflı olduğuna, bu kişinin kendisi olduğu hususunun kesinlik taşımadığına, olayda herhangi bir tanık olmamasına rağmen ve her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmamasına rağmen mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna " yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.