Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14464 E. 2024/10916 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14464
- Karar No
- 2024/10916
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/423 E., 2021/407 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Hükmün aleyhe bozulması hâlinde, davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi uyarınca sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 307/2. maddesinde de aynı şekilde benimsenmiştir. Anılan bu kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozma ilâmında belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükümleri, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanmakta olup, uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır. İnceleme konusu somut olayda, yerel mahkemece bozma ilâmından sonra suça sürüklenen çocuğa yokluğunda karar verilebileceği ihtaratını içeren duruşma gününü bildirir Yargıtay Bozma ilâmı ekli davetiye çıkarıldığı, usûlüne uygun tebliğ edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuğun duruşmalara katılmadığı, bu suretle suça sürüklenen çocuğun bozmaya karşı beyanı alınmadan bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun hazır bulunmadığı oturumda aleyhe bozma kararına karşı diyecekleri saptanmadan ve suça sürüklenen çocuğa bozma ilâmı okunmadan suça sürüklenen çocuk müdafiinin beyanlarının alınıp, bozma ilâmına uyulmasına karar verilmek suretiyle, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine aykırı davranılması, 2-Kabule göre de; Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/899 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141/1, 31/3, 62/1, 50/3, 50/1-a maddelerine göre belirlenen 4.000,00 TL adlî para cezasının yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak olduğu gözetilip bozma ilâmı sonrası kurulan hükümde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 31/3 ve 62/1. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının sonuç olarak 4.000,00 TL adlî para cezası olarak infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verildikten sonra, 6 ay 20 gün hapis cezasının 4.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.