Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13237 E. 2025/14596 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13237
- Karar No
- 2025/14596
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1699 E., 2021/2672 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM: Hükmün kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, katılanın aracı satın aldığına dair sözleşme olmadığına, dolandırıldığına, beraat kararı verilmesi isteğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın katılanda bulunan otomobili kontrol etmek maksadıyla araca binip götürmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın araç zilyedinin güvenini kazanarak araca bindiği, katılanın iradesi dışında aracı götürdüğü, sanığın, katılanın aracına götürmek maksadıyla bindiği andan itibaren sanık ile katılan arasında suça konu aracın zilyetliğinin devrine ilişkin tarafların aldatılmamış özgür iradeleri ile kurulan ve hukuken geçerli bir sözleşmeden, dolayısıyla hukuksal anlamda bir zilyetliğin devrinden söz edilemeyeceğinden sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesinde düzenlenen haksız yere elde bulundurulan anahtarla veya taklit anahtar ile kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı CMK'nın 307/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.