Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12136 E. 2025/8715 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12136
- Karar No
- 2025/8715
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1860 E., 2021/404 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan beraat kararının verildiği, O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılması sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "tanıkların beyanlarında suçun işlendiğini görmediklerini beyan ettiklerine,HTS kayıtlarında sanığın suçu işlediğini gösteren bir delilin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılana ait telefonun gitmiş olduğu kuaför dükkanında çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, hırsızlık olayının fark edilmesi sonrasında, şüphelenilen 2 kadının iletişim için yazdırmış olduğu ... numaralı GSM hattının aranması üzerine, katılanın telefondaki kadının kendisine telefonunu küçük kızının aldığını ve geri getireceklerini söylediğini, beklemesine rağmen kimsenin gelmediğini beyan ettiği, polis merkezine intikal edilip, aynı numara tekrar arandığında kapalı olduğunun anlaşıldığı, sanık ve arkadaşı olan tanık ...'ın olay günü söz konusu kuaföre geldikleri, aracın tanığın eşi ... adına kayıtlı olduğunun ve kuaföre gelen kişinin de ...'ın eşi olan ... olduğunun tespit edildiği, tanık ...'ın ifadesinde, olay günü sanık ile buluştuklarını ve birlikte bahse konu kuaföre gittiklerini, kuaförde bayan bir şahsın olduğunu, bu şahsın oğlu ile bir ara dışarı çıktığını, bu esnada sanığın cep telefonunun bulunduğu tezgaha gelip telefonun önünü kapattığını, kendisinin de dışarı çıktığını, kuaför dükkanına geri girdiğinde sanığın acele ile dışarı çıktığını, kendisinin de telefonun olduğu yere baktığını ve telefonun olmadığını gördüğünü belirttiği, sanığın olay günü kuaföre gittiğini, ... nolu hattın kendisine ait olduğunu, katılan ile telefonla görüşmediğini bildirdiği, katılanın beyanında sanığın randevu alırken kullanıcısı olduğu hat numarasını işyeri sahibinden sorup öğrenerek polisler gelmeden işyeri telefonundan aradığında telefondan haberi olmadığını söylediğini sonra oğlunun telefon hattını arayıp kendisine kızının yanlışlıkla aldığını söylediğini belirttiği, bu hususun telefon HTS kayıtlarıyla işyeri çalışanı olan tanıklar ... ile ... beyanlarıyla doğrulandığı, ... nolu hattın sanığa ait olduğu, katılanın oğluna ait ... nolu hat ile 19.07, 19.13, 19.17 ve 19.37 saatlerinde karşılıklı aranılarak 4 ayrı görüşme gerçekleştirildiği, sanığın telefonu başkasına vermediğini beyan ettiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.