Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12417 E. 2025/10156 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12417
- Karar No
- 2025/10156
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/408 E., 2021/1188 K. SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma I- Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince hükmolunan kararın türü gözetildiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d. maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve aynı Kanun’un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Sanığın mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan 9.000,00 TL adlî para cezası verildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin eksik inceleme yapıldığı, suçun oluştuğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Olayın oluşuna dair görgüye dayalı tanık beyanının, kamera kaydının veya parmak izi gibi bir maddi delilin bulunmayışı, sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmaması karşısında; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Foça Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.