Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12081 E. 2025/8023 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12081
Karar No
2025/8023
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3883 E., 2021/1257 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve 80,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak ve İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/2-e ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereğince, kazanılmış hak nedeniyle verilen cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "olayda kendisinin mağdur olduğuna, Mahkemece katılanı arayan numaranın araştırılmadığına, paranın çekildiği ATM'ye ait kamera kayıtlarının incelenmediğine ve ismi ... olan kişiye bu işleri yapacağını bilmeden kartını verdiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, soruşturma aşamasındaki ifadesinde, katılanın hesabından EFT işleminin yapıldığı hesaba bağlı bulunan ...'a ait hesap kartını kaybettiğini, kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, kartını kullanması için açık kimlik bilgilerini bilmediği ... isimli kişiye verdiğini belirttiği anlaşılmakta ise de, aynı beyanında kartını vermesi karşılığında bu kişiden 100,00 TL para aldığını belirtmesi karşısında, sanığın yapılan iş bölümü gereği katılanın hesabından paranın alınmasında icrai hareketlerle asli fail sıfatıyla eyleme iştirak ettiği ve eyleminin sübut bulduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Mahkemece tekerrüre esas alınan Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/609 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararının, sanığın UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydına göre kesinleşme tarihinin 21.06.2022 olduğu; somut olaydaki suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle, anılan ilâmdaki mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı, ancak onun yerine Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli ve tarih 2015/616 Esas, 2016/681 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine “Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli ve tarih 2015/616 Esas, 2016/681 Karar sayılı ilâmına konu olan 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hükmedilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/12081, K. 2025/8023, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-12081-e-2025-8023-k-792c29a04bad