Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1159 E. 2024/1894 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1159
- Karar No
- 2024/1894
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/90 E., 2021/517 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ; 1.Olay tarihinde gündüz saat 15.00 sıralarında kahvehanede okey oynayan şikâyetçinin, masa üzerine bıraktığı cep telefonunun sanık tarafından çalındığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, 2. Sanığın, şikâyetçinin cep telefonunu çaldıktan sonra ... isimli kişiye sattığı, şikâyetçinin cep telefonunun ...'da olduğunu öğrenmesi üzerine ...'a ulaşıldığı, ... tarafından telefonun sanığın ailesine teslim edildiği, sanığın ailesince ...'ın zararı giderildiği ve cep telefonunun da içerisinde sim kart olmaksızın şikâyetçiye soruşturma aşamasında teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında hırsızlık suçundan oluşan zararın kısmen tazmin edildiği gözetilerek kısmi iadeye rıza gösterip göstermediğinin şikâyetçiden açıkça sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabule göre de ; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.