Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/8552 E. 2023/1234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8552
- Karar No
- 2023/1234
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/571 E., 2016/569 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/571 Esas, 2016/569 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyiz incelemesine konu karara karşı, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü anlaşılan şikâyetçi ...'in, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, adı geçen şikâyetçiye duruşma davetiyesinin ve gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı ancak tebligat mazbatası üzerinde yapılan inceleme neticesinde bahse konu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki; 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrasında, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekmektedir. Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde; şikâyetçi ...'e duruşma gününü bildiren davetiye tebliği işleminin doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre muhtara yapılması nedeniyle geçersiz olduğu, bu şekilde katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören şikâyetçinin yöntemine uygun şekilde açılan davadan haberdar edilmediği ve davaya katılması için olanak tanınmadığı, gerekçeli karar ile sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin de şikâyetçinin yine MERNİS adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılıp Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca muhtara tebliğ yoluna gidildiği saptanmıştır. Mevcut açıklamalar ışığında, inceleme konusu gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin adı geçen şikâyetçiye usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.