Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/5567 E. 2022/17381 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5567
- Karar No
- 2022/17381
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlali, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde: 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde: Suç tarihinde geçerli olan yaz saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP'tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 21:12'de başladığının ve bu suretle sanığın eylemini gece vakti gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı olayda; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 116/4. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde : 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nin 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarında olay günü saat 21:00-22:00 sıralarında komşusu Yusuf'un, evinde gerçekleşen hırsızlığı haber vermek için kendisini aradığını beyan ettiği, tanıklar Faruk ve Agah Erdem'in soruşturma aşamasındaki beyanlarında mağdurun saat 22:45 sıralarında kendilerini araması üzerine mağdurun evini kontrol etmeye gittiklerinde evin içinde el feneri ile dolaşan sanığı gördüklerini ve sanığa bağırmaları üzerine sanığın camdan atlayarak kaçtığını gördüklerini beyan etmeleri ve olay tutanağına göre saat 23:00 sıralarında olayın polise ihbar edildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde geçerli olan yaz saati uygulaması da dikkate alınarak UYAP'tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 21:12'de başladığının ve bu suretle sanığın eylemini gece vakti gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı olayda; hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 143/1. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, b) 5237 sayılı TCK'nin 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nin 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 24/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.