Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21132 E. 2024/17282 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21132
Karar No
2024/17282
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1560 E., 2019/50 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesi uyarınca üst sınırdan cezalandırılmasına, sanık lehine indirim ve hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında, adlî sicil kaydı ve yargılama sırasında gösterdiği pişmanlık dolayısıyla cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemece olumlu kanaat oluştuğu gerekçesiyle cezanın ertelenmesine karar verildiği, ancak hüküm fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilirken kararın gerekçelendirilmediği, hükmün gerekçesinden ise sanığın adlî sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın bulunduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmadığı anlaşılmış ise de; sanığın adlî sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunmadığı, dosya içerisindeki adlî sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilâmın kesinleşme tarihinin 08.09.2016 olup, temyize konu suçtan sonraki tarihli olduğu, buna göre sanığın adlî sicil kaydında, suç tarihi itibarıyla kasıtlı suçtan mâhkumiyetin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bulunmadığı ve hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle zararın bulunmadığı da gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesi gereğince maktû vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/21132, K. 2024/17282, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-21132-e-2024-17282-k-585ed1b36eaa