Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20748 E. 2024/12005 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20748
Karar No
2024/12005
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/650 E., 2019/480 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanığın 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmesine karar verilmesinin sonrasında bu hükmün sanık tarafından istinaf edildiği, istinaf merciince ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilip düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı ve vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Kuruma abone olmadan sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığının kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespiti karşısında; sanığın iş yerinde kullandığı sayacın kullanıcı tarafından her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak, tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespiti için, CGK'nın 15.03.2016 tarih, 2014/13-409 Esas ve 2016/124 Karar sayılı, 07.11.2017 tarih 2017/17-968 Esas ve 2017/460 Karar sayılı, 21.11.2017 tarih, 2017/13-387 Esas ve 2017/489 Karar sayılı, 13.12.2018 tarih 2017/388 Esas ve 2018/36 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, suça konu gerçek kullanım miktarını belirlemek amacıyla; kaçak elektrik tespit tutanağına konu yeri ne zamandan beri iş yeri olarak kullandığının kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının gerekirse komşu, mülk sahibi gibi tanıklara da sorulması, kolluk araştırması, MERNİS, sabit-cep telefonu abonelik ve adresleri gibi araştırmalar ile kesin olarak saptanması; sanık halen suça konu yeri çalıştırıyor ise; keşif yapılıp elektrikle çalıştırılan cihazlardan hareketle tespit edilecek kurulu güce veya tüketim ihtiyacına göre, çalıştırmıyor ise; ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarına göre veya aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerine göre, suç tarihine kadar tüketilmesi gereken elektrik miktarının ve vergiler dahil cezasız usulsüz elektrik kullanım bedelinin tespitine yönelik sayaçtan geçirerek kullanım sebebiyle sayaçtan geçen miktara ilişkin endeksin belirlenen gerçek ihtiyaç ile karşılaştırılıp orantılı olup olmadığına dair yeterli içerik ve nitelikte bilirkişi görüşü alınması, 2) Alınacak bilirkişi raporu ile sanığın tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek bir eyleminin olmadığı, karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediğinin tespiti halinde beraat kararı verilmesi gerekeceği, Kabule göre de; 3) Kurum zararını kovuşturma safhasında gideren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/5. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulunun sonuçları benzer sonuçları doğurması nedeni ile düşme kararı verilmesi karşısında, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20748, K. 2024/12005, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-20748-e-2024-12005-k-b2dd157c6a03