Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20264 E. 2024/18773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20264
Karar No
2024/18773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/409 E., 2019/719 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı için 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, temyiz talebinin reddi gerekeceği; ancak aşağıda hırsızlık suçuna ilişkin belirtilen bozma nedeni gereğince aynı Kanun'un 308/A. maddesi uyarınca mahallince işlem yapılabileceği belirlenerek yapılan incelemede; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Her ne kadar sanığın 18.03.2019 tarihli temyiz dilekçesinde temyiz sebebi bildirilmemişse de, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından sanığa 5271 sayılı Kanun'un 294 ve 295. maddelerine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı ve UYAP'tan yapılan incelemede, sanığın sonradan sunduğu 06.06.2022 tarihli ek temyiz dilekçesinde temyiz sebepleri belirtildiği anlaşıldığından, Tebliğname'deki temyiz sebebi yokluğundan sanığın temyiz isteminin reddi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, zararın soruşturma aşamasında karşılanması ve şikâyetçinin kısmî iade sebebiyle şikâyetçi olmadığını belirtmesine rağmen verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi, aksi hâlde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanık ...'ın olayla illiyet bağının bulunmadığına, sanığın samimi beyanlarının doğru olduğuna, suça konu eşyalarla ilgisinin bulunmadığına, yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2016/1040 Esas, 2018/679 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/1391 Esas, 2018/1289 Karar sayılı kararı ile; karar tarihinde başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın yokluğunda karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olan bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/1391 Esas, 2018/1289 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2018/1092 Esas, 2018/1904 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20264, K. 2024/18773, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-20264-e-2024-18773-k-55aa9c7f2e2b