Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20226 E. 2024/21605 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20226
- Karar No
- 2024/21605
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1840 E., 2017/1878 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma A.Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/1840 Esas, 2017/1878 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın zararı, tutuklu olması sebebi ile gideremediğine, zarar tazmini için yeterli süre tanınmadığına, katılanın uğradığı zararın tazmin suretiyle giderildiğine, katılanın şikâyetinden vazgeçtiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın suç ve delillerinin ortaya çıkması hususunda kolluk görevlilerine yardımcı olduğuna, suça iştirak etmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ...'un temyiz isteminin ise atılı suça aktif olarak katılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinden yararlanmak istediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararlarıına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.