Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19850 E. 2024/13063 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19850
Karar No
2024/13063
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/181 E., 2018/411 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz isteminin, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, doğrudan görgüye dayanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Şikâyetçinin soruşturma aşamasında; olay günü saat 21.15 sıralarında arkadaşının onu araması üzerine balkondan aşağı baktığını, aracının yanından motosikletli 3 kişinin ellerinde fenerle geçtiğini gördüğünü , tanık ...'nin de olay günü saat 20.30 sıralarında 3 çocuğu ellerinde ışıkla arabalara baktıklarını görüp bağırdığını beyan etmesi ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 21.19'da başladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararının hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca takdiren dosyanın gereği için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/19850, K. 2024/13063, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-19850-e-2024-13063-k-b7b069cbfb8a