Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19715 E. 2024/15389 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19715
- Karar No
- 2024/15389
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2134 E., 2017/2066 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği sanık ... (... oğlu) müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu, tarafların yokluğunda verilen 17.11.2017 tarihli kararda yapılan yasa yolu bildiriminde, hükmün kesin olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık ... (... oğlu) müdafiinin 21.05.2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... (... oğlu) müdafiinin temyiz isteminin müvekkili hakkında en üst sınırdan verilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında hüküm kurulurken daha önceden sabıkasız oluşu, mahkemede iyi halli oluşu dikkate alınmadan verilen ceza adli para cezasına çevrilmeden ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna başvurulmadan karar verildiğine, verilen kararın usul ve yasalara aykırı olup Yargıtay içtihatları ile çeliştiğine, verilen cezanın haksız olduğuna, bu sebeple kararın kaldırılması gerektiğine; sanık ... (...oğlu) müdafiinin temyiz isteminin verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine, müvekkilinin kendisine ya da başkasına yarar sağlama kastının bulunmadığına, suça iştirak için, kasten ve hukuka aykırı bir fiilin varlığının gerektiğine, müvekkilinin söz konusu suça iştirak iradesi bulunmadığına, şikâyetçinin ispat edilememiş beyanına dayanılarak hüküm kurulmasının ceza hukukunun ilkelerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiğine, cezada orantılılık ilkesinin ihlal edildiğine, cezaya hükmedilirken asgari hadden uzaklaşılmasının somut bir nedene dayanmadığına, hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I - Sanık ... (... oğlu) hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, II - Sanık ... (... oğlu) hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydına göre Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 tarihli ve 2010/480 Esas, 2011/140 Karar sayılı ilamında yer alan kasten yaralama suçundan verilip 09.03.2011 tarihinde kesinleşen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli ve 2013/401 Esas, 2014/38 Karar sayılı ilamına konu 8 ay 22 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkralarından tekerrür uygulamasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine "sanık hakkında Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2011 tarihli ve 2010/480 Esas, 2011/140 Karar sayılı ilamında yer alan kasten yaralama suçundan verilip 09.03.2011 tarihinde kesinleşen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2014 tarihli ve 2013/401 Esas, 2014/38 Karar sayılı ilamına konu 8 ay 22 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine" karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.