Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19104 E. 2025/7201 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19104
- Karar No
- 2025/7201
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/430 E., 2016/676 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama I- Katılan sanık ... müdafiinin katılan sanık sıfatıyla ..., ..., ... ve ... hakkında ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/676 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının açıklanmasına yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II- Katılan sanık ... ve ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/676 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak REDDİNE, III- Sanıklar ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat, katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a karşı hakaret suçundan verilen beraat, katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından verilen beraat, katılan sanık ... hakkında ...'a yönelik mala zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık ve katılan sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıkların maddi hasarlı trafik kazası sonrasında birbirlerine etkili eylemde bulunduğu, sanık ...'ı ...'a hakaret ettiği, sanık ...'un da ... ve ...'a yönelik mala zarar verme ve arabanın kontak anahtarını almak şeklinde iddia olunan eylemlerine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 125/1, 151/1, 86/2 maddelerinde tanımlanan hırsızlık, mala zarar verme, hakaret ve yaralama suçları için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, aynı Kanun’un 67/2-d maddesinde belirtilen sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde dava zamanaşımının kesileceğine dair hüküm de nazara alınarak, zamanaşımını kesen son işlem olan 01.07.2016 günlü mahkûmiyet kararı tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.