Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/18857 E. 2024/10152 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18857
- Karar No
- 2024/10152
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 28.05.2018 tarihli ek karar ile reddine karar verildiği ve ek kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin zorunluluk haline, pişmanlığa ve takdiri indirime ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Her ne kadar sanığa istemi üzerine müdafi atanmış ise de; 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmasının kanunî zorunluluk olduğu anlaşıldığından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c. maddesi hükmüne göre zorunlu müdafii ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, yargılama giderlerine ilişkin bölümün hükümden çıkarılması ve yerine "Sanık için görevlendirilen müdafii ücreti 445,00 TL'nin zorunlu kamu gideri olması nedeniyle Hazine üzerinde bırakılmasına, bilirkişi ücreti 150,00 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına," cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.