Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/17048 E. 2024/10703 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17048
- Karar No
- 2024/10703
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/476 E., 2021/39 K. SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; A- Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2019/476 Esas, 2021/39 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Şikâyetçinin anılan suçlardan doğrudan zarar görmediği nazara alındığında şikâyetçi vekilinin sanıklar hakkında anılan suçlardan kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, B- Sanıklar hakkında kurulan hükümler yönünden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Şikâyetçi ...'in soruşturma evresinde alınan ifadesinde, sanıkların konutuna gece vakti zorla girerek konutunda bulunan ..., ... ve ...'a hakaret ettiklerini ve ...'a yönelik etkili eylemde bulunduklarını beyan ettiği, soruşturma ve Yargıtay bozma kararı öncesinde kovuşturma evresinde ..., ..., ..., ..., ...'ın alınan beyanlarında; sanıkların şikâyetçi ...'in konutuna zorla girdiklerine dair bir beyanda bulunmadıkları, Yargıtay bozma kararı sonrasında şikâyetçinin alınan beyanında sanık ... ile aralarında husumet bulunması nedeniyle o şekilde ifade verdiğini, sanıkların konutuna girmediklerini beyan ettiği, Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin, 09.04.2018 tarihli ve 2019/1253 Esas, 2019/6911 Karar sayılı ilâmında sanıklar hakkında temyiz dışı şikâyetçilere yönelik eylemleri nedeniyle öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibarıyla hükümlerin temyiz edilemez olduğu belirlenerek temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanık ... yönünden yaralama ve sanıklar yönünden konut dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden ise hükümlerin CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesi nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği de nazara alındığında, mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir usûlsüzlük bulunmadığından Tebliğnamedeki sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın katılan ...'ı ele geçirilemeyen bıçakla yaralaması şeklinde iddia olunan eylemi nedeniyle yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli (olağan) dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 30.12.2014 tarihli ilk mahkûmiyet karar tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.