Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/15655 E. 2024/7267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/15655
Karar No
2024/7267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dosya kapsamından sanığın, katılan ...'i evinin önünde otururken görüp, burda ne yapıyorsun diyerek dövmeye başlaması üzerine, katılanın cebinde bulunan cep telefonunun yere düşerek kırıldığının anlaşılması karşısında, sanığın mala zarar verme kastı ile hareket ettiğine ilişkin somut delil bulunmadığından yasal unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü verilmesi, 2. Sanığa atılı hakaret ve kasten yaralama suçlarının 5237 sayılı TCK.nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddeleri uyarınca suç tarihi itibarîyla soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi suçlardan olduğu ve katılan ...'in karardan sonra dosyaya sunduğu 30.05.2016 dilekçesi ile şikâyetten vazgeçtiği gözetilerek katılan ...'den de şikâyetçi olup olmadığı sorularak şikâyetçi olmadığnı beyan etmesi halinde sanıktan şikâyetten vazgeçmeye karşı diyecekleri sorulup sunucuna göre bu suçlardan sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması, 3. Sanığın hakkındaki şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde ise; Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılması karşısında, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, CMK’nın 253/3. fıkrasında yer alan “Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, yeni düzenleme karşısında sanığa basit yaralama ve hakaret suçlarından da uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; basit yaralama ve hakaret suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4. 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK'na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 86/2. maddesindeki suç yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/15655, K. 2024/7267, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-15655-e-2024-7267-k-19da488d612d