Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/14897 E. 2024/11056 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14897
- Karar No
- 2024/11056
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/113 E., 2020/499 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1- 05.07.2017 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, zati sayaçtan elektrik kullanıldığı ve sayaç üzerinde tespit edilen tüketimin kurulu güce uygun olmadığının belirtilmesi karşısında; sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, 2- 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği dikkate alınmalıdır. Bu açıklamalar ışığında incelenen somut olayda; soruşturma aşamasında sanıklara yukarıda anlatılan şekilde zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına dair bir bildirimde bulunmadığının, ilk derece mahkemesince kovuşturma aşamasında aldırılan 05.05.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre katılan kurumun vergiler hariç olarak hesaplanan zararının 1.379,40 TL olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; bilirkişiden alınacak ek rapor ile katılan kurumun vergili ve cezasız zararı hesaplatılarak, sanıklara bu hesaplanan miktardaki kurum zararını ödemesi durumunda hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verileceği ihtarında bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.