Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/13678 E. 2024/171 K.

Konu: Kamu Malına Zarar Verme, Kamu Görevlisine Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13678
Karar No
2024/171
Karar Tarihi
Konu
Kamu Malına Zarar Verme, Kamu Görevlisine Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/73 E., 2016/221 K. ŞİKAYETÇİLER : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adalet Bakanlığı SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; I- Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a maddesi gereğince uygulama yapılması yerine, aynı Kanun'un 125/1. maddesi uyarınca ceza belirlendikten sonra 125/3-a maddesi uygulanmış ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a maddesinde müstakil bir suç olarak tanımlanan kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu nazara alınarak sanık hakkındaki temel cezanın doğrudan aynı Kanun'un 152/1-a maddesiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, önce aynı Kanun'un 151/1. maddesi gereğince 4 ay hapis cezasına ve devamında aynı Kanun'un 152/1-a maddesi gereğince 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması için 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak ve oluşan yeni durum karşısında, duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanık ile varsa katılan haberdar edilip, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ya da denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yasal ve geçerli bir mazereti bulunmadığı hâlde yerine getirmediğinin yapılan duruşma sonunda tespiti hâlinde, aynı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrası gereğince hüküm ilk şekliyle açıklanır. Bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki koşuldan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması hâlinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu hâlde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine eklenen 7. fıkra gereğince uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacaktır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar ise temyiz ya da kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir. Yapılan açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde; denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki, geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, hakkında daha önce kamu malına zarar verme suçundan hesap hatası yapılarak sonuç ceza olarak 5 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, açıklanan kararda, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında bir imkân mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden sanığın hırsızlık suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/13678, K. 2024/171, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-13678-e-2024-171-k-b26637726593