Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/10626 E. 2023/7308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10626
- Karar No
- 2023/7308
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/779 E., 2016/518 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mala zarar verme suçunda hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik ceza olması ve sonuç olarak hapis cezası seçilmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/2. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 50/1-a bendine göre hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması istenildiği halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2.Katılanın, ikametinden ajanda çalındığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, katılana çalınan ajandanın değeri sorularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydında suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel herhangi bir sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “Kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının gerçekleşmediği" biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4.Sanığın duruşmalardaki beyanlarında, katılanın mala zarar verme suçundan uğramış olduğu zararın cezaevi hesabından ödenmesi için başvuruda bulunduğunu ve bu şekilde ödenmesine muvafakat verdiğini beyan etmesine rağmen ceza infaz kurumunun 25.05.2016 tarihli yazısı ile sanığın hesabından zarar tazmini için 70,00 TL alınmasına muvafakat etmediğinin belirtilmesi karşısında, bu çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.