Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2010/32669 E. 2010/29511 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2010/32669
Karar No
2010/29511
Karar Tarihi

Hakaret suçundan sanık ... ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1. maddesi gereğince 20 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezadan 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 25 gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın günlüğü 20,00 yeni Türk lirasından 500,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair (...) Sulh Ceza Mahkemesinin 03/03/2007 tarihli ve 2006/106 esas, 2007/15 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/08/2010 gün ve 2010/10120/51774 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2010 gün ve 2010/201749 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Tüm dosya kapsamına göre, 1- Sanık hakkında atılı suçtan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1. maddesi gereğince verilen 20 gün adlî para cezasından, aynı Kanun'un 125/4. maddesinde yer alan "Hakaretin alenen islenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." seklindeki hüküm uyarınca 1/6 oranında artırım yapılarak 23 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın bir günlüğü anılan Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca 20,00 Türk lirasından 460,00 Türk lirası adlî para cezası olarak hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde fazla ceza tayininde, 2- Kararı veren hâkimin sicili 101402 olmasına rağmen kararın başlığında sicilinin 42175 olarak farklı yazılmasında, 3- 19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun'un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasında, İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. YARGITAY 2. Ceza Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- (2) no'lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle incelemede; Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması halinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği, temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olup, hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır. Karar başlığında hakim sicilinin yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatasından ibaret olup, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilemeyeceğinden, (2) no’lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 2- Tebliğnamenin (1) ve (3) no'lu bozma istemlerine gelince; Hakaretin alenen işlenmesi halinde, TCK.'nın 125.maddesinin 4.fıkrası uyarınca cezanın altıda biri oranında artırım yapılabileceği gözetilmeyip, dörtte biri oranında artırım yapılarak, sonuç olarak fazla adli para cezasına hükmolunması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, 5560 sayılı Yasanın 23.maddesi ile değişik 231.maddesi uyarınca, sanık hakkında, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması nedenleriyle (1) ve (3) no'lu kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (...) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 03.03.2007 gün ve 2006/106, 2007/15 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/32669, K. 2010/29511, T. 26.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2010-32669-e-2010-29511-k-cbc8ddc449c1