Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2010/19930 E. 2010/21756 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/19930
- Karar No
- 2010/21756
- Karar Tarihi
Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçundan sanıklar ... ve ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1. maddesi gereğince l'er ay hapis ve 30'ar gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, adlî para cezalarının aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanarak 600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklara verilen kısa süreli hapis cezalarının anılan Kanun'un 51/1-a maddesi gereğince ertelenmesine dair FATİH 1, Sulh Ceza Mahkemesinin 23/06/2009 tarihli ve 2005/1364 esas, 2009/861sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.05.2010 gün ve 2010/5764-31771 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2010 gün ve 2010/131426 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunan sanıklar hakkında tayin olunan 1 ay kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 5271 sayılı Yasanın 34/2. maddesinde; "Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.", 232/6. maddesinde; "Hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklinde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunludur. 5271 sayılı yasanın 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, yasa yolu, mercii , süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 sayılı Yasanın 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir. Fatih 1.Sulh Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 23.06.2009 tarihli kararında, sanıkların yokluğunda verilen hükmün, yasa yolu, süresi ve başvuru şekli gösterilmiş, yasa yolu mercii belirtilmemiştir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün bu husustaki tespiti üzerine, eksikliğin giderilmesi için yeniden çıkarılan ve sanık ...'e tebliğ edilemeyip, sanık ...'a 16.02.2010 günü tebliğ edilen bildirimde de yasa yolu merciine yer verilmemiştir. Sanıkların, yasa yolu mercii konusunda bilgilendirilmesi ve yasa yoluna başvurmaları durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir. 5271 Sayılı CMK'nun 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına bozulması olanaksızdır. Yasa yolu mercii gösterilmeyen hükmün kesinleştiğinden sözedilemez. Bu itibarla, sanıklara, başvuracakları yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli usulüne uygun şekilde açıklanarak, gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmesi sağlandıktan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, Fatih 1.Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 23.06.2009 gün ve 2005/1364, 2009/861 sayılı kesinleşmemiş karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.