Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/18308 E. 2010/21378 K. – Su Hırsızlığı

Konu: Su Hırsızlığı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2009/18308
Karar No
2010/21378
Karar Tarihi
Konu
Su Hırsızlığı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Su Hırsızlığı HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21 ve Tüzüğün 28. maddesine göre, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerektiği halde, muhatabın adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve kime haber verildiğinin tebliğ tutanağına yazılmaması, imzasının bulunmaması veya imzadan imtina ettiğinin belirtilmemesi nedeniyle 08.05.2008 tarihinde sanığın adresinde yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine müdafii tarafından verilen 05.12.2008 tarihli dilekçenin temyiz istemi niteliğinde ve yasal süresinde olduğu, bu nedenle dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay’ a gönderilmesi gerekirken, istemin yargılamanın yenilenmesi olarak kabul edilerek reddine ilişkin verilen ek kararların hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; temyiz isteminin reddine dair 26.01.2009 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’ nın 142/1-a. maddesine uyduğu gözetilmeden, 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde atılı suçu kabul etmesi ve sorgusunda da hakkında 5 kez tutanak tutulduğunun doğru olduğunu belirtmesi karşısında, suç tutanaklarının onaysız olması sonuca etkili görülmemiştir. Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak; T.C. YARGITAY 2. Ceza Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I 1- Atılı suçun TCK’ nın 53. maddesinin 1. fıkrasında sayılan hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmediği gözetilmeden, sanık hakkında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanacağının belirtilmesi, 2- Sanığa tayin edilen hapis cezasına bağlı olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sayılan tüm haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 3- Vekili duruşmaları takip etmeyen katılan lehine dilekçe yazma ücreti yerine, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında TCK’ nın 53. maddesinin 5. fıkrasının uygulanacağına dair kısım ile 500 YTL ücretin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına, “130 YTL dilekçe yazma ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” ve “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar devamına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/06/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/18308, K. 2010/21378, T. 29.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2009-18308-e-2010-21378-k-681dd978ddb3