Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2012/4232 E. 2012/6686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/4232
- Karar No
- 2012/6686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38.maddesine göre, birleşen davada ise aynı yasanın 16, 17 ve 38. maddelerine göre tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2-Birleşen dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise; Davacı ... vekili dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazın paydaşları olan davalıların tapuda ferağ vermediklerini ileri sürerek, kamulaştırılan 8000 m²'lik bölümün 2942 sayılı Yasanın 17. ve 38. maddeleri uyarınca davacı idare adına tescilini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Kamulaştırılan taşınmaz malın 2942 sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüne göre kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edilebilmesi için öncelikle kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin taşınmaz malın malikine veya maliklerine yöntemince tebliğ edilmiş olması gerekir. Taşınmaz mal sahibi, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı süresinde idari ve adli yargıya başvurmamış veya bu konuda açılan davalar kesin olarak sonuçlanmış olmasına karşın, tapuda ferağ vermediği takdirde; idare takdir edilen ve dava açılmış olması halinde artırılan 2012/4232-6686 kamulaştırma bedelinin ve fer'ilerinin tamamını hak sahibi adına ulusal bankalardan birine yatırarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye vererek taşınmazın adına tescilini isteyebilir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kamulaştırmanın yöntemine uygun biçimde tamamlandığının ve 17. maddede öngörülen koşulların gerçekleştiğinin saptanması durumunda taşınmaz malın kamulaştırmayı yapan idare adına tesciline karar verilir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu taşınmazın 1979 yılında önce 6000 m²'si, sonra da 2000 m²'si olmak üzere 8000 m²'sinin davacı ... tarafından kamulaştırıldığı, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince kamulaştırılan alanın değerinin tespit edilip, buraya idarece elkonularak soğutma suyu boru hattı geçirildiği, 6000 m²'lik kısım için 11.06.1980 tarihinde 510.000 TL bedelin ikinci iş'ara kadar ödenmemesi koşulu ile hak sahipleri adına bankaya yatırıldığı, kurumun 14.06.1986 tarihli yazısı ile 510.000 TL bedelin ödenmek üzere serbest bırakıldığı, kamulaştırılan 6000 m²'lik bölümle ilgili kamulaştırma belgelerinin tapu kayıt malikleri ..., ..., ... , ..., ...ile ... mirasçılarından ... ile ...'a yöntemince tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalılardan ... Ünal ve kamulaştırma tarihinde tapuda paydaş olan ... hariç olmak üzere yukarıda adı geçen davalılarca adli ve idari yargıda dava konusu taşınmazla ilgili herhangi bir dava da açılmadığı, bunlar yönünden kamulaştırma işleminin (6000 m²'lik bölüm için) kesinleştiği, sözü edilen davalıların 6000 m²'lik kısımdaki payı yönünden tescile karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve davalılardan ... Ünal'ın davalı idare aleyhine Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 1980/956 E.-1987/401 K. sayılı 03.09.1987 tarihinde kesinleşen bedel artırım davası sonucunda artırılan bedelin hak sahibi adına yatırılıp yatırılmadığı, yine tapu maliklerinden ...'nun noter aracılığı ile idareye gönderdiği 08.10.1986 tarih ve 22097 yevmiye nolu yazı ile payına düşen çekişmesiz bedeli alıp bedel artırım davası açtığını bildirmesi karşısında, bu davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı, sonuçlanmış ve kesinleşmiş ise artırılan bedelin hak sahibi adına yatırılıp yatırılmadığı, sözü edilen bedellerin yatırılmış olması durumunda Naime ve Durmuş kızı ... payı yönünden de tescile karar verilmesi gerekeceğinden açıklanan hususlarda yeterince araştırma yapılmadan davanın tümden reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.