Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/696 E. 2013/14439 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/696
- Karar No
- 2013/14439
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Gerekçeli karar başlığına "Müşteki" olarak gösterilen ...'nın sıfatının "Katılan" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın daha önceden tanıdığı katılanı İngiltere’ye çalışmak üzere götürüleceği vaadi ile kandırarak 8000 bin TL civarında parasını aldığı anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın ... Asliye Ceza Mahkemesin de 03/06/2008 günlü duruşmada, sorgusu yapılırken yakalama emrindeki bilgileri okunarak sorgusu yapılmış olması, iddianameninde yakalama evrakına eklenmiş olması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Tayin olunan gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. Maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün ilgili kısımlarına "TCK'nın 52/2. maddeleri uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.