Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/583 E. 2026/3783 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/583
Karar No
2026/3783
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu beyan ederek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, tebliğ işleminin usulüne uygun olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince şikayete konu tebligatın, diğer takip borçlusuna yapılmasının Tebligat Kanunu’nun 39. maddesinde düzenlenen hasma tebliğ yasağına aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne, ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin 27.05.2025 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır(HGK'nın 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için ise usulsüz de olsa bir tebligatın varlığı ön koşuldur. Öte yandan, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nın 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Somut olayda, alacaklı tarafından 10.04.2025 tarihinde takip talebinde bulunulması üzerine icra müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinin 11.04.2025 tarihinde (saat 12.11’de) tebliğe çıkarıldığı ve 16.04.2025 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından anılan tebligata yönelik usulsüzlük iddiasında bulunulmadığı, alacaklı tarafından icra müdürlüğüne sunulan 10.04.2025 tarihli dilekçe ile şikayetçi borçluya ödeme emri tebliğ edilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce 11.04.2025 tarihinde (saat 14.26’da) talebin kabulüne karar verildiği ve bu karara istinaden

15.04.2025 tarihinde borçluya yeniden ödeme emri tebliğ zarfı düzenlendiği ve bu tebligatın 24.04.2025 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından 24.04.2025 tarihli tebligatın usulsüzlüğünün ileri sürüldüğü görülmüş olup borçlu tarafından 16.04.2025 tarihli tebliğe yönelik usulsüzlük iddiasında bulunulmadığından şikayete konu tebligat ile borçluya yeni bir hak bahşedilmediği ve şikayete konu tebliğ tarihinin düzeltilmesinde borçlunun korunmaya değer hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 15.10.2025 tarih ve 2025/16 50... /1867 Karar sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/583, K. 2026/3783, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-583-e-2026-3783-k-501410e463c4