Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/4828 E. 2026/4384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4828
- Karar No
- 2026/4384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nın 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borçlu vekili ihalenin feshi şikayetinde satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği iddiasında bulunmadığı, 30.12.2023 tarihinde vekile, 01.01.2024 tarihinde asile satış ilanının tebliğ edildiği, buna göre 08.03.2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshine dair 18.03.2024 tarihinde yapılan şikayet yasal süreden sonradır. O halde mahkemece ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibarı ile doğru olduğundan temyiz itirazları yerinde değil ise de; İhalenin feshi isteminin süre aşımından reddi halinde İİK’nın 134/5 maddesine göre işin esasına girilmemesi nedeniyle borçlu aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceğinden adı geçenin para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Şikayet eden borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 19.02.2026 tarihli ve 2024/3069 Esas-2026/477 sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin, “-7343 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile İİK'nun 134. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca taşınmazın ihale bedeli olan 851.000,00 TL üzerinden hesap edilen %5'i oranında 42.550,00 TL para cezasının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” bendinin hüküm fıkrasından tamamen silinerek karar metninden çıkarılmasına, yerine “işin esasına girilmediğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.