Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/2825 E. 2026/3800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2825
- Karar No
- 2026/3800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) Borçlunun temyiz itirazlarına gelince; Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda 15/02/2022 tarihli dosya kapak hesabına itiraz etiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile Ankara 23. İcra Dairesinin 2021/1624 Esas sayılı dosyasında icra müdürlüğünün 15/02/2022 tarihli dosya hesabının iptali ile 15.02.2022 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 818.555,45 TL olduğunun tespitine hükmedildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nun 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz
kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 S.K. M. 4/a) talep edebilir (İİK. m. 58/3). (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, .../Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.) Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını ve alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğini, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK’nın 12.05.19 99... /12-271 E., 99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda, alacaklı tarafından takip talebinde 26.000,00 USD asıl alacak, 452,33USD işlemiş faiz, 78,00USD komisyon olmak üzere toplam 26.530,33USD alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebinde ve ödeme emrinde USD cinsinden alacağın takip talebi ve ödeme emrinde fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının istendiğinin belirtilmediği, dolayısıyla alacaklının takip talebinde USD olarak talep edilen alacağın aynen tahsilini istediği anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, İİK'nın 58/3 maddesi uyarınca takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının ödenmesi hususunun yer almadığı, yabancı paranın aynen tahsilinin talep edildiği, bu hususların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen de dikkate alınması gerektiği gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekir ise de, icra mahkemesine şikayet yoluyla başvuranın alacaklı olduğu dikkate alınarak, alacaklının dosya hesabının daha yüksek olması gerektiğine ilişkin şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 11.12.2025 tarih ve 2025/14 43... /1419 Karar sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.05.2025 tarih ve 2024/4 14... /300 Karar sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.