Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/264 E. 2026/3758 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/264
Karar No
2026/3758
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece, borçlu ile üçüncü kişinin faaliyet adresinin ve yetkililerinin farklı olduğu, taraflar arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, üçüncü kişi ile borçlunun faaliyet alanlarının ve adreslerinin farklı olduğu, ödeme emrinin borçluya haciz adresinde tebliğ edilmediği, haciz adresinin üçüncü kişinin sicil adresi olduğu, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında muvazaalı ilişki bulunduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 8.10.2020 tarihli haciz "... Mah. ... Cad. No:47" ... adresinde yapılmış olup borçlu şirketin ticaret sicil adresi "... Mah. ... Cad. No:... bodrum kat" iken üçüncü kişinin adresinin ise "... Mahallesi ... Caddesi No: ... D: ..." olduğu görülmüştür. Haciz mahallinde kapıda borçlu şirketin ünvanı olan ‘...’ stickerlarının olduğu görülmüştür. Aynı icra dosyasında ve aynı yerde yapılan 13.3.2020 tarihli hacizde, kapıda ... tabelasının asılı olduğu, mahalde hem üçüncü kişinin hemde borçlunun vergi levhasının bulunduğu görülmüştür. Yine ticaret sicil kayıtlarına bakıldığında borçlu şirketin ortakları ... ve ... iken yetkili temsilcilerinin ... ve ... olduğu, ...’in yetkisinin 14.7.2022 tarihinde hacizden sonra sonlandırıldığı; üçüncü kişi şirketin ise yönetim kurulu başkanının ..., üyelerinin ise ... ve ...olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğu, dosya kapsamı ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde borçlu ile üçüncü kişi tarafından mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/264, K. 2026/3758, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-264-e-2026-3758-k-8904a43bc9b9