Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1221 E. 2026/3971 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1221
Karar No
2026/3971
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı .. Elektrik İnş.Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı .. Elektrik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı .. Kablo Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili Av...., davalı ... ve vekili Av...., davalı ... vekili Av....’nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Elektrik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2016/9658 E. ve İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2015/13518 E. sayılı dosyaları ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleşip davalı borçlunun acz halinde olduğunun anlaşıldığını, davalı borçlunun mal kaçırma saiki ile adına kayıtlı ".. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, 10617 Ada, 1 nolu parsel, A Blok 4-5 kat, 167 nolu bağımsız bölümün kaydındaki ipotek ile beraber 19.11.2014 tarihinde davalı ...'a ondan da davalı ...'a devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini, bahsi geçen icra dosyalarından cebri icra yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Elek. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili davalı ... vekili ... ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile "davanın kabulü ile .. İli, .. İlçesi, .. Mah., 10617 Ada, l Parsel A Blok 167 nolu mağaza nitelikli bağımsız bölüme ilişkin dava konusu tasarrufların iptali ile İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2016/9658 Esas ve İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2015/13518 Esas sayılı dosyalarından davacı alacaklı tarafa satışa yetki ve izin verilmesine" karar verilmiş karar davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Elektrik İnş.Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine dair verilen karar da yine davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Elektrik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için borcun, iptali istenen tasarruftan önce doğması dava ön koşulu olup mahkemece res'en araştırılmalıdır. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde işin esası hakkında hüküm kurulamaz.

Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2016/9658 E. sayılı icra dosyasındaki alacağın, 31.03.2015, 30.04.20 15... .05.2015 keşideli çeklere ilişkin olduğu, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2015/13518 E. sayılı icra dosyasındaki alacağın da 31.03.2015 keşide tarihli çeke ilişkin olduğu, iptali istenen tasarrufun ise 19.11.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu tasarrufun görünürdeki alacak tarihlerinden önceki tarihlerde yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak çek bir ödeme vasıtası olup, dayandığı hukuki ilişkinin ve borcun doğum tarihinin, iptali istenen tasarruf tarihinden önceye ait olması durumunda, diğer koşulların bulunması halinde tasarruf iptale tabidir. Başka bir deyişle, alacağın çekin keşide tarihinden önce doğmuş olması her zaman mümkündür. Nitekim, ispat yükü kendine düşen davacı vekili, alacağın çekin keşide gününden önce doğduğunu ileri sürerek 19.09.2014-13.10.20 14... .10.2014 tarihli çek giriş bordrolarını dosyaya ibraz etmiş, mahkemece de çek giriş bordro tarihlerine göre tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı kabul edilerek esasa ilişkin inceleme yapmışsa da iş bu çek giriş bordrolarının davalı borçlu ile dava dışı .. Elektrik...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığını gösterdiği, iş bu çekleri ciro yolu ile alan davacının davalı borçludan olan alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunu göstermediği anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dışı ... Elektrik..A.Ş.'den ciro yolu ile deviralan davacının alacağının ne zaman doğduğunu tespit edebilmek için davacının ve imkan var ise davacı ile organik bağı olduğu belirlenen dava dışı ... Elektrik..A.Ş.'nin ticari defterleri de incelenerek davacının alacak tarihinin belirlenmesi, borcun gerçekten satıştan önce doğduğu sonucuna varılırsa davanın şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi aksi taktirde ise davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de;

İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II. maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeridir. Mahkemece davalı ... yönünden, davalı borçlu şirket yetkilisinin de Kayserili olduğu, altlı üstlü komşuluk ilişkisi olduğu, ... Alışveriş Merkezinde 7 adet taşınmazının bulunmasının davalı borçlunun durumunu bildiği, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de; 4600 adet mağazanın bulunduğu alışveriş merkezinde, farklı sektörlerde(birinin telekominikasyon diğerinin elektrik kablo işlemleri) çalışan davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu, veya aralarında ticari iş, arkadaşlık vs herhangi bir organik bağ olduğunun somut deliller ile davacı tarafından ispat edilemediği gözönüne alınarak İİK madde 283/11 gereğince işlem yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 2- Bozma neden şekline göre davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Elektrik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle; davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Elektrik İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Elektrik İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına; HMK'nın 373/1. hükmü gereğince; dosyanın İlk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan ... ile ...'a verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde ilgililere iadesine, 03.06.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1221, K. 2026/3971, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-1221-e-2026-3971-k-febda95fabef