Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5843 E. 2026/2933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5843
Karar No
2026/2933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının borçlu ... ...'in kendisine olan 2.340.000,00 TL borcu nedeniyle ... İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başvurduğunu, takip sonrasında borçlu ... ...'in vefat ettiğini ve çocuklarının mirası reddettiğini, eşi ...'in ise mirası reddetmediğini, borçlu ... ...'in, Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5646 Ada, 3 Parselde bulunan taşınmazda, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 5649 Ada, 1 Parselde bulunan taşınmazda .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhit olarak A, B, C blok olmak üzere 3 bloklu bir inşaata giriştiğini, borçlunun arsa sahipleriyle aralarında yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine düşmesi gereken taşınmazlardan bir kısmını borçlularından mal kaçırmak adına arsa sahiplerinin adına, bir kısmını ise tanıdıklarının adına yaptığını, daha sonra taşınmazları muvazaalı olarak borçlunun eşi ...’in adına geçirdiğini, aynı taşınmazların ... adına iken ... isimli şahsa devredildiğini, ...'nın da taşınmazları aynı gün davalı ...’e sattığını, C blok 23 numaralı dairenin ise ...’e satıldığını; bu satışların aslında hiç olmadığını ve mutlak muvazaa şeklinde işlem yapıldığını, borçlu ve mirasçılarının kasıtlı olarak bu işlemleri yaptığını belirterek; Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5646 Ada, 3 Parselde bulunan B blok 2 numara, A blok 30 numara ve 14 nolu taşınmazın yarısının, 5649 Ada, 1 Parselde bulunan C Blok 23 nolu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile borçlu murisi ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin iş bu davanın muhatabı olmadıklarını; düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi münasebetiyle hak sahibi olduklarını; bu davada kötü niyetli olarak tarif edilmelerinin ve mal kaçırma davasında muvazaalı satış iddiasına maruz kalmalarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, Malatya'da büyük müteahhitlerin inşaatlarının ..., çevre düzeni, kazı, harfiyat vs. işlerini daire karşılığı yapan taşeron ... ...'in karısı olduğunu; davaya konu dairelerin de, ... ...'in ... Konutlarının birçok blok işini daire karşılığı alması nedeni ile kendisine verilmiş olan daireler olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senetler ve çeklerin önce hile ile alınan ve tehdit ile cebir sonucu elde tutulan evraklar olup mutlak butlanla geçersiz olduğunu, Malatya'da inşaat yapan müteahhitlerin hemen hemen tamamının, yaptıkları inşaatların her kalemini malzeme + işçilik olarak daire karşılığı taşeronlara yaptırdıklarını, işin bitiminde de bu taşeronlara kararlaştırılan daireleri verdiklerini, dava konusu dairelerin de arsa sahiplerinden önce yasal olarak müteahhidin tek varisi olan eşine tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ticari piyasada inşaat sektöründeki müteahhitlerin dairelerini iş karşılığında bu işleri yapan kişilere verdiğini; kesinlikle müvekkilinin sorumlu olduğu bir muvazaanın söz konusu olmadığını; ayrıca müvekkili ile borçlu ... ... arasında herhangi bir akrabalık bağının da söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait olduğu iddia olunan B Blok 2 numaralı dairenin, ... Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi hükümlerine istinaden, esasen müteahhite veya onun göstereceği şahıslara devri öngörülen daireler olup, müvekkiline ait olacağı kararlaştırılan daireler olmadığını; müteahhite ait olacağı kararlaştırılan dairelerin arsa sahipleri tarafından devrinin, farklı inşaat aşamalarına bölündüğünü; bu şekli ile davacının kat irtifakı kurulurken dairelerin muvazaalı olarak arsa sahiplerince devredildiği iddiasının mesnetsiz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; davalı ...'in kök muris ...'nın eşi olduğunu; kendisinin halası olduğunu; kök muris vefat ettikten sonra, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile diğer kişilere vaad edilen taşınmazların bu kişilerin üzerine geçirilmesi için kendisinden yardım istediğini; zira kimsesinin olmadığını; bunun üzerine inşaatta iş yapan kişilere daireleri tespit edip 3. kişiler adına geçirdiğini; dairelerin üzerine geçirilen 3. kişilerin tümünün sözleşmelerde belirtilen daireler olduğunu; dairelerin önce kendisinin adına geçirilmesinin nedeninin halasının yaşlı ve rahatsız olmasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satışların murisin tek mirasçısı davalı ...'a yapılmasının, yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bir gereği olduğu gerekçesiyle bu davalılar yönünden açılan davanın reddine, davalı ...'in ise taşınmazları davalı ...’ya satış göstererek devretmiş olduğu, bu tasarruflar açısından yapılan işlemlerin, resmi satış senetlerinde gösterilen durumun aksine, satış sözleşmesi olmayıp davalıların beyanlarına göre devir işlemlerinin yapılması ve iş karşılığı devredilen taşınmazların devrinin sağlanması için yapılan işlemler olduğu, bu haliyle davalılardan ...’e yapılan satışlar ile ... ve ... arasında yapılan satış işlemlerinin gerçek bir satış sözleşmesi olmadığı, her ne kadar davalı ... tarafından; eşi ... ... ile ... İnşaat - ... ... arasında dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu sitenin çevre düzeni, inşaat hafriyatı, kazı işleri, saha düzenleme vs. tüm ... işlerinin ... ... tarafından yapılacağı konusunda anlaşma yapıldığı, yapılan bu iş karşılığında B blokta bulunan 2, A blokta bulunan 14... nolu dairelerin ... ...’e verileceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda söz konusu taşınmazların,

sitede yapılan iş karşılığı eşi yerine kendi adına tescil edildiği iddia edilmiş ise de; dava konusu taşınmazların davalı ... adına tescil tarihi 13.03.2018 olup, devir bedelinin taşınmazın satış tarihindeki değerine göre, misli fark oluşturacak şekilde düşük gösterildiği; dava konusu Malatya İli ... İlçesi ... Mahallesi 56 49... Parselde bulunan C Blok 23 nolu Bağımsız Bölümün ise ... ... tarafından 14.09.2017 tarihinde ...'e, davalı ... tarafından 26.12.2017 ...'ya satıldığı, davalı ... tarafından da taşınmaz 13.03.2018 tarihinde 25.000,00 TL bedelle davalı ...'e satıldığı, davalılar ... ve ... arasında yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu, bu taşınmaz açsından da davalı ... tarafından, taşınmazın iş karşılığı olarak kendisine satılmış olduğu iddia edilmişse de, devir tarihi itibariyle devir bedelinin, taşınmazın satış tarihindeki değerine göre, misli fark oluşturacak şekilde düşük bedelli gösterildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 56 49... Parselde bulunan 6. Kat 23 nolu Bağımsız Bölümün davalı (borçlu) ... tarafından, diğer davalı ...’ya devrine yönelik 26.12.2017 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun ve yine aynı bağımsız bölümü ilişkin davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devrine yönelik 13.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun muvazaa nedeniyle iptali ile davacıya, ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla alacağını tahsil imkanı sağlamak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına, Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 56 46... Parselde bulunan A Blok 5. kat 14 nolu Bağımsız Bölümün davalı (borçlu) ... tarafından, diğer davalı ...’ya devrine yönelik 26.12.2017 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun ve yine aynı bağımsız bölümü ilişkin davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devrine yönelik 13.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun muvazaa nedeniyle iptali ile davacıya,... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla alacağını tahsil imkanı sağlamak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına, Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 56 46... parselde bulunan B Blok 1. kat 2 nolu bağımsız bölümün davalı (borçlu) ... tarafından, diğer davalı ...’ya devrine yönelik 26.12.2017 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun ve yine aynı bağımsız bölümü ilişkin davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devrine yönelik 13.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun muvazaa nedeniyle iptali ile davacıya,Malatya İcra Müdürlüğü'nün 2017/... sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla alacağını tahsil imkanı sağlamak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına, Malatya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 56 46... Parselde bulunan A Blok 10. kat 30 nolu Bağımsız Bölümün davalı (borçlu) ... tarafından, diğer davalı ...’ya devrine yönelik 26.12.2017 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun ve yine aynı bağımsız bölümü ilişkin davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devrine yönelik 13.03.2018 tarih ve ... yevmiye nolu satış işlemine ilişkin tasarrufun muvazaa nedeniyle iptali ile davacıya, ... İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla alacağını tahsil imkanı sağlamak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına, davalılar ... ... ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Somut olayda, davacı vekili temyiz aşamasında 08.10.2025 tarihinde dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde; dosyaya konu davacı alacağı olan ... İcra Dairesinin 2017/... E. Sayılı dosyasında alacağı kalmadığından eldeki davada hukuki yararı kalmadığını belirtmiş olup, İlk Derece Mahkemesince borcun tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılarak ödendiğinin anlaşılması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, HMK’nın 331. maddesine göre tarafların haklılık durumları konusunda bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililere iadesine, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/5843, K. 2026/2933, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-5843-e-2026-2933-k-c3b5ea6ae3fa