Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5793 E. 2025/6778 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5793
- Karar No
- 2025/6778
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kambiyo semetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçluların icra mahkemesine başvurularında, kambiyo vasfı şikayetlerinin yanı sıra borca itiraz ettikleri, İlk Derece Mahkemesince istemin reddine, borçluların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nın 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 SK m. 4/a) talep edebilir(İİK m. 58/3)(Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.). Somut olayda, alacaklı tarafından takip talebinde 761.500,00 USD asıl alacak, 39.201,61 USD işlemiş faiz, 2.284,50 USD çek komisyonu, 76.150,00 USD çek taminatı olmak üzere toplam 879.136,11 USD alacağın tahsilinin talep edildiği, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak gösterildiği, ödeme emrinde de yabancı para alacağının takip talebinde belirtildiği şekilde yine USD olarak talep edildiği, takip talebi ve ödeme emrinde "fiili ödeme'' ibaresi yazılmış ise de bu tarihteki Türk Lirası karşılığının istendiğinin belirtilmediği, dolayısıyla alacaklının takip talebinde USD olarak talep edilen alacak kısmının aynen tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Alacaklı tarafından icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak 4.597.881,86 TL'nin gösterilmiş olması alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmaz. Yine, alacaklı vekili tarafından düzenlenen 14.02.2019 tarihli takip talebi dışında alacaklı vekilinin talebi olmaksızın icra memuru tarafından 18.02.2019 tarihinde Uyapta re'sen oluşturulan takip talebinde "fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden" ibaresine yer verilmesi de sonuca etkili değildir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, takip talebinde İİK'nın 58/3. maddesi uyarınca yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı, yabancı paranın aynen tahsilinin talep edildiği, bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece re'sen de dikkate alınması gerektiği gözetilerek; şikayetçi borçlular yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca kamu düzeni nedeniyle re'sen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 08.04.2025 tarih ve 2023/959 Esas-2025/703 Karar sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 36. İcra Hukuk Mahkemesinin 19.01.2023 tarih ve 2022/10 E.-2023/33 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçluların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.