Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3108 E. 2025/4932 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3108
Karar No
2025/4932
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı tarafından yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılan takibe itirazları üzerine açılan itirazın iptali davasının usulden reddine ilişkin kararın kesinleşme tarihinden itibaren yasada belirtilen 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi talebinde bulunulmadığını ileri sürerek takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde HMK’nın 20. maddesinin uygulama yeri bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; İİK’nın 50. maddesi göndermesi ile takip hukukunda da kıyas yolu ile tatbik edilmesi gereken HMK’nın 20. maddesinin uygulanabilirliği yönünden takip türleri arasında herhangi bir ayrım yapılmadığı, şikayetin esasının anılan madde kapsamında incelenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulduğu, bozma üzerine mahkemece, başvurunun takibin ve ödeme emrinin iptalini gerektirmeyeceği, sair itirazların icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine yapılmasının sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 16. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, genel mahkemenin alacaklının yetki itirazının iptali isteminin reddine ilişkin kararının kesinleştiği tarihten itibaren, alacaklı tarafından HMK'nın 20. maddesine belirtilen 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesinin talep edilmediğini ileri sürdüğü, başvuruda başka bir iddiada bulunmadığı görülmüş olup başvurunun İİK’nın 16/2. maddesinde yer alan kamu düzenine aykırılık nedenine dayalı süresiz şikayet niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HUMK 429, HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğurur(HGK 2010/9-71 E.2010/87 K.). Bölge Adliye Mahkemesince, 13.02.2025 tarihli duruşmada, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemesi isabetsiz olup tekrar bozmayı gerektirmiştir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13.02.2025 tarih ve 2024/1539 E. - 2025/78 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3108, K. 2025/4932, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-3108-e-2025-4932-k-84a4d251dee6