Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/3967 E. 2024/1842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3967
- Karar No
- 2024/1842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından (1) adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte; borçlunun, alacaklı ile aralarında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince takip konusu senedin teminat amacıyla verildiğini, borcu olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, 26.10.2020 tarihli beyan dilekçesi ile borcun tamamının takip tarihinden önce ödendiğini beyan ettiği, ilk derece mahkemesince; dayanak senet üzerinde teminat için verildiğine dair bir ibare bulunmadığı ve alacaklının da senedin teminat senedi olarak verildiğine ilişkin bir kabul beyanının bulunmadığı, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, kredi sözleşmesinde de senede herhangi bir atıfta bulunulmadığı, borca itirazın İİK’nin 169/a-1 maddesi uyarına ispatlanamadığı gerekçeleriyle itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; borca itiraz kapsamında takip tarihinden önce ödeme iddiası değerlendirilerek borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile takip konusu senedin takip tarihinden önce ödenmiş olduğu gerekçesi ile İİK’nın 169/a-6. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği görülmektedir. İİK’nın 170/b maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanunun 63. maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. İİK’nın 168/5 maddesinde borçlunun borca itirazını “ sebepleri ile birlikte” icra mahkemesine bildirmesi gerektiği yazılı ise de; borçlu, borca itiraz ederken sebep bildirmek zorunda değildir. ”İtiraz ediyorum”, ” borcum yoktur” gibi bir beyan ile de yetinebilir ve böyle bir beyan da borca itirazdır. Bu halde, borçlu duruşmada ancak alacaklının dayandığı takip konusu kambiyo senedi metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri sürebilir. Borçlu alacaklının muvafakati olmadıkça itirazında bildirmediği ve kambiyo senedi metninden anlaşılmayan itiraz sebeplerini icra mahkemesinde ileri süremez. (Prof.Dr. Baki Kuru, İcra ve iflas Hukuku El Kitabı sayfa 784) Somut olayda muteriz borçlunun, 06.05.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile icra mahkemesine başvurusunda; teminat senedi iddiası ile birlikte sebep bildirmeksizin borcu bulunmadığını ileri sürdüğü, 26.10.2020 tarihli beyan dilekçesinde; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tamamının takip tarihinden önce ödendiğini beyan ettiği, ödeme iddiasının alacaklı bankaya yapılan ödeme belgesine dayandırıldığı, senet metninden anlaşılamadığı, alacaklının da ödeme iddiasını kabulünün bulunmadığı anlaşılmakla yukarıda anılan yasal düzenleme gereğince Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu iddia yönünden inceleme yapılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince takip konusu senedin teminat senedi olduğu iddiası ispatlanamadığından 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, borca itiraz yönünden inceleme yapılarak yanılgılı değerlendirmeyle borca itirazın kabulü ile İİK’nin 169/a-6. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2022 tarih ve 2021/1642 Esas – 2022/3164 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.